Haberci71.com -  Kırıkkale Haberleri
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Ne hallere geldik

SÜLEYMAN YILMAZ

05 Haziran 2020, 01:03

SÜLEYMAN YILMAZ

Ne hallere geldik Ben bu mesleğe başlayalı tam tamına 25 yıl olmuş... Yani, yıllarımı vermişim gazeteciliğe... Başka da hiçbir işim olmadı zaten... Bir ara patronla takışmış, 3-5 ay ara vermiştim...Halada sevmem kendisini. Allah, kendisine sağlıklı uzun ömürler versin... Birçok insanın vebali ile oynadı Daha ne yapsın? Bana geldiler ve çıktım gittim... Hepsi bu... Sonra mı? Bacadan girdim kendimce... Hakkını teslim etmek gerekirse, “niye geldin” bile demediler sağolsun gazeteci arkadaşlar... Biz esas konumuza dönelim... Bu işin alaylısıyım... Bundan da gocunmuyorum... Keşke okulunda da dirsek çürütebilseydim... Bu konuda mütevazilik yapmayacağım, “telmaşa” değil, “çelik” gibi gazeteciyim... Muhabirlekten başladım Yerel Gazetelerin bir çoğunda çalıştım daha sonra İhlas Haber Ajansı Görevlerim, ödüller, plaketler, takdirler de cabası... 25 yıldan fazla sarı basın kartı almadım almamda Normal Sürekli basın kartı sahibiydim... Son nefesime kadar bu işin peşindeyim inşallah Hakettiğim bir kart yani... Kara kaşım, kara gözüm için değil, bu mesleğe verdiğim hizmetler için aldığım, dahası anamın ak sütü gibi hakettiğim bir kart ama almadım istemedim de. Şunun da altını çizmekte yarar var; her sarı basın kartı taşıyan ya da her sarı basın kartı sahibi gazeteci değildir...Her eline makinayı kamerayı alanda gazeteci değildir.Resmi kurumdan emekli olupta ben şimdi ne yapacağım deyip gazeteciliğe soyunmayacaksın. Sarı basın kartı taşıması, o insanın gazeteci olduğunu göstermez... “Ben gazeteciyim” derse de inanmayın... Yalan söylüyordur. Bu sarı basın kartı olayına bodoslama niye daldım... Kırıkkale de son bir ayda bir kişi varki Ekmek satar gibi basın kartı sayıyor. Evime giderken bir kardeşim önüme geçti .Abi bende gazeteci oldum 250 liraya aldım dedi kartı gösterdi. “abi herkes bu karttan taşıyor” dedi... “Sende Gazeteci olduğun için taşıyorsun o kartı” diye cevap verdim... “Abi onu bir geçecen” dedi, ben parayla aldım dedi. “Nasıl yani” dedim... “Adamı çok iyi tanıyorum, eskiden ..... işi yapardı, bugün gazeteci olmuş, üstüne üstlükte bu kartı herkese satıyor” dedi... Sonra devam etti, “Abi Gerçek mi bu kart ” dedi... İsmini vermediği, ama evveliyatını tanıdığı şahıs için, “o adam taşıyorsa, ben hayda hayda taşırım” diye devam etti... Kardeşimin yüzüne karşı, ama içimden, “kimler almıyor ki, ya da kimlere vermiyorlar ki!” diye söylendim... Gazetede çalışıyorsanız, sigortanız da 212 olarak yatırılıyorsa, belirli bir süre “şak” diye başvurunuzu yapıyorsunuz, “şuk” diye sarı basın kartı cebinizde... Çalıştığınız kurumda, muhabir misiniz, aşçı mısınız, santralcı mısınız hiçbir önemi yok... 212'in yatıyorsa sarı basın kartını alırsın... Gazeteci değil, ama sarı basın kartı sahibisin... Yolda rasladığım kardeşin dediği gibi... Hem acıtan, hem güldüren “trajıkomik” bir durum! Bizim Abiler de, 'sarı basın kartı olmayanları gazeteci olarak görmüyor'lar diye fısıldanmıştı kulağıma... Ben değil, Kırıkkale de konu komşu söylemişti... Hem de yıllar yıllar önce... Sarı basın kartın varsa gazetecisin, yoksa “Marko Paşa”de olsan gazeteci değilsin! Ne hale geldik... Pardon... Ne hale getirildik!

Bu haber 1376 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
KARABAG BİZİMDİR.13 Ekim 2020

HABER ARA


Gelişmiş Arama

REKLAMLAR



 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi